BOL SULU GEZEGEN KEŞFEDİLDİ

"Bol sulu" gezegen keşfedildi
Güneş sistemi dışında bol su bulunduğu düşünülen bir gezegen keşfedildi.

Nature dergisinin son sayısındaki makaleye göre, Dünya'dan 42 ışık-yılı uzaktaki gezegenin kütlesinin, Dünya'dan 6,6 kat büyük olduğu belirlendi.

Harvard Üniversitesi'nden David Charbonneau, yeni bulunan gezegenin boyu ve bileşiminin, Dünya ile Satürn veya Jüpiter gibi gaz devleri arasında bir kategoriye girdiğini belirtti.

GJ 1214b adı verilen "dış gezegenin" keşfinin, Dünya'ya benzeyen gezegen arayışında "önemli adım" olduğuna işaret edildi.

GJ 1214b'nin, kendi yıldızının etrafındaki dönüşünü 38 saatte tamamladığı belirlendi.

Astronomlar, GJ 1214b'nin kütlesinin yüzde 50'den fazlasının sudan oluştuğunu, atmosferinin hidrojen ve helyum ağırlıklı olduğunu düşünüyor. Yüzey sıcaklığı, 280 ile 120 santigrad derece arasında değişiyor. Suyun bir kısmının, atmosfer basıncı Dünya'da deniz seviyesindeki basıncın 20 bin katı olduğu için özel bir buz formunda olabileceği düşünülüyor.

Astronomlar, şimdiye kadar toplam 412 "dış gezegen" keşfetmiş bulunuyor.

UZAYDA BÜYÜK KEŞİF

Nature dergisinde yayımlanan makaleye göre, Pasadena'daki California Institute of Technology üniversitesinden araştırmacılar, bu şiddetli yıldız patlamalarından dördünün gözlendiğini ve daha önce anlaşılmayan iki vakanın da şimdi bu tip süpernova olduğunun anlaşıldığını belirtti.

Süpernova, büyük bir yıldızın yakıtı biterek ömrünün sonuna geldiğinde patlamasına deniyor. Eğer yıldız büyükse çekirdek enerji patlamasını dışarı bırakarak yıkılıyor.

Araştırmanın başında yer alan astrofizikçi Robert Quimby, yeni keşfedilen patlamaların, Güneş'ten 100 milyar kat daha parlak olduğunu belirterek, "Yıldızların böyle patlayabileceğini bilmiyorduk. Tüm galaksiden daha parlaklar" dedi.

Yeni süpernovalar sayesinde astronomların, evrenin eskiden nasıl olduğunu anlama imkanı verecek ilkel galaksileri günışığına çıkarabileceklerini söyleyen Quimby, "Evrenin ilk safhalarında yıldızlar şimdikinden daha büyüktü. Bu belki de evrendeki ilk süpernovaya çok benziyor olabilir" diye konuştu.

Yeni süpernovalar, Samanyolu'nun 10'da biri büyüklüğündeki uzak cüce galaksilerde gözlendi. Patlamalardan birinin 5 milyar, diğerinin de 8 milyar ışıkyılı uzakta olduğu belirtildi.

DÜNYAYI SARSACAK PATLAMA



ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), dün Güneş’te olağandışı bir fırtına yaşandığını ve önümüzdeki birkaç gün boyunca çok sayıda uydunun fırtınadan olumsuz etkilenebileceğini belirtti.

Ulusal Hava Bürosu (NWS) yetkilileri, “2006’dan bu yana Güneş’te yaşanan en büyük fırtınaya tanık olduklarını ve ortaya çıkacak jeomanyetik etkilerin bugünden itibaren kendisini göstermeye başlayabileceği” uyarısını yaptı.

NWS’den Bill Murtagh, “M-2 (orta ölçekli) Güneş fırtınasının dün TSİ 08.41’de gerçekleştiğini” açıkladı. Murtagh, “İlk patlamanın çok büyük olmadığını gördük ancak açığa çıkan radyasyon ve materyalin boyutu çok büyük… Güneş’te yaşanan bu büyük patlamayı izlemek gerçekten etkileyici” dedi.

NASA’nın, Güneş fırtınasına ait görüntüleri inceleyen laboratuarlarından yapılan açıklamada, “patlamanın doğrudan Dünya’ya yönelmediği, bu yüzden etkisinin tahmin edilenden daha az olacağı” belirtildi.

Yapılan açıklamada, “Güneş mantar şeklini alan enerji parçacıkları püskürdü. Parçacıklar dağılarak neredeyse Güneş'in yüzeyinin yarısını kaplayacak bir alana yayıldı” denildi.

Murtagh, “Patlamayı yakından takip ettiklerini, çünkü Dünya ile Güneş arasındaki manyetik alanların çarpışmasına neden olabileceğini” belirtti. Güneş ile Dünya arasındaki manyetik alanlar birbirlerine 150 milyon kilometre mesafede bulunuyor.

NASA’lı yetkililer, Güneş patlamasının neden olduğu orta ölçekli jeomanyetik fırtınanın bugün TSİ 21.00’da etkisini göstermeye başlayacağını ve 12 ile 24 saatlik bir süre için geçerli olacağını belirtti. Yetkililer ayrıca, “2006 yılında yüksek enerjili proton parçacıklarının uzaya saçıldığı Güneş patlamasının ardından, en büyük patlamayla karşı karşıya olunduğunu” ifade etti.

Güneş patlamasının neden olduğu jeomanyetik fırtına, enerji şebekelerinin, GPS uydularının ve kutup bölgelerindeki uçuşları olumsuz etkileyebilir.

Murtagh, “Eğer durumu iyi idare edersek zarar görmemiz söz konusu değil… Radyasyon saçan fırtınaların yaşandığı günlerde, kutup bölgeleri üzerinden geçen uçakların rotalarını değiştirmesi gerekiyor dedi.

Öte yandan, aurora borealis (kuzey ışıkları) ve aurora australis (güney ışıkları), 8-9 Haziran tarihlerinde geç saatlerde görünebilecek.

KARANLIK ENERJİ

Karanlık enerji çekmekten çok geri püskürten bir güç. Bilim insanları evrenin Büyük Patlama’dan beri genişlemesini içsel gerilim olarak belirttikleri karanlık enerjiye bağlıyor. Diğer yandan, saf boşluğun nasıl bu kadar ilginç bir özelliği olduğunu kimse bilmiyor.

Bundan 15 yıl önce kozmik genişlemenin hızlandığı ortaya çıkarıldı. Bunun sebebi olarak, yerçekimine zıt etki gösteren, uzayın saf boşluğunun oluşması/genişlemesi olarak tanımlanan karanlık enerji gösterildi.



Yüksek teknolojik aletlerle evrende yapılan güncel deneyler gösteriyor ki uzayda görebildiğimizin üstünde milyonlarca madde miktarı var. Bizse bunların sadece %4 ünü görebiliyoruz. Geri kalanı görülmez yani karanlık.









Bunun ne olduğu hakkında birşey bilinmemekle beraber anlık bir esinlenmeyle bunu karanlık enerji olarak nitelendiriyoruz.











Eğer karanlık enerji büyürse 20 milyar yıl içinde, ilk olarak galaksilerin, ardından yıldızların ve son olarak atomları yutacak. Hiçbir şeyin kurtulamayacağı
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...